Tanıtımı
There are no translations available

COĞRAFİ KONUM

İlçenin yüzölçümü 874 km² dir.Denizden yüksekliği 270 m olan volkanik bir plato üzerinde bulunan ilçe, arazi yapısı bakımından dağlık ve tepeliktir. İlçenin en büyük ovası 30 km² ile Tuzla Ovası'dır. Bunu Kösedere ve Babakale Ovaları izler.

Ayvacık ilçesine bağlı 64 köy ve 2 belde bulunmaktadır. İlçe genelinin nüfusu 30.640' tır.

KÜLTÜREL YAPISI

Yöre halkı, oldukça zengin bir kültür yapısına sahiptir. Yörük ve Türkmen köylerinde, kendilerine özgü kültürel farklılıklar yaşanmaya devam etmektedir. Ayvacık köyleri, bulundukları mevkilere göre; kuzey tarafına düşen Kaz Dağı eteklerindeki orman köyleri Dere kolu ; güneydoğusuna ,- Küçükkuyu istikametine- düşen köyler Yalı kolu ve güney batısında - Baba Burnu yönünde- bulunan köylerimiz ise, Kıran kolu olarak adlandırılmıştır. Dere kolu köyleri çoğunlukla orman işleriyle ve hayvancılıkla geçimini sağlar. Yalı kolu ise, zeytinciliğin miktar ve kalite olarak yüksek olduğu bölgemizdir. Kıran kolu adından da anlaşıldığı üzere Türkiye ortalamasının çok altında yağış alması sebebiyle ziraata elverişli değildir. Bu köylerimizde küçükbaş hayvancılık ve halıcılık en önemli üretim alanıdır.

 GELİR KAYNAKLARI

Dağları denize paralel olarak uzanmakta ve sahil şeridinde olağanüstü güzel koylar birbirini izlemektedir. Son yıllarda yoğun ilgi gören bu koylar, turizm için cazibe merkezi haline gelmeye başlamıştır.Ekolojik dengeler korunarak turizme açılan bu bölgelerimiz, Ayvacık halkının geleceğinin sigortasıdır. Turizmin yanısıra zeytincilik ve zeytinyağı üretimi, halı dokumacılığı, odun kömürü, peynir ve hayvancılık önemli gelir kaynakları arasındadır.

İlçenin önemli gelir kaynaklarından biri halı dokumacılığıdır. İlçemizin özellikle Yörük köylerinde halı ve kilim sanatı, en çarpıcı ve göz alıcı örnekleriyle, varlığını sürdürmektedir. Orta Asya'nın derinliklerinden, Asya'nın en batı ucuna kadar süren Yörüklerin göçleri ve konakladıkları her coğrafya, iklim ile hayatın iyi ya da kötü yönleri, Yörük kadınlarının marifetli parmakları sayesinde, düğüm düğüm halı ve kilim desenlerinde yaşamaya devam etmektedir.Yörük halıları, hikayelerine göre desen, desenlerine göre de isim alırlar.Turnalı,oklu,kabak çiçeği,elek,altın tabak,hayat ağacı, Türkmen gülü,yeşil budak,baratlı,eski Yörük,eli belinde bu desenlerden en çok bilinenleridir.Ayvacık halı ve kilimleri, desenlerinin orjinalliği sayesinde; dünya halıcılık literatüründe haklı bir üne sahiptir. 
Ayvacık Kaymakamlığı bünyesinde Yörük kültürünün bu önemli ögesinin orjinalliği ve kalitesinin bozulmadan devam etmesi ve üreticinin emeğinin en iyi şekilde değerlendirilmesi amacıyla Halıcılık Okulu kurulmuştur. Halıcılık Okulu'nun %100'ü kök boya, kirmani ip (el eğirmesi) kullanılarak dokutulan halıları, iç ve dış pazarda büyük ilgi görmektedir. Ayvacık, Yörük kilim ve halılarının kalitesine öylesine güven duymaktadır ki 300 yıl garanti vermektedir.

El sanatlarının bir diğer türünü de iğne oyaları oluşturur. İğne oyaları yörede “çember” olarak adlandırılan başörtülerinde kullanılmak üzere yapılmaktadır. Ayrıca Ahmetçe Köyünde bu oyalar yatak takımları, masa ve sehpa örtülerinde, yaygın olarak üretilir. Bunların dışında desenli çorap ve eldiven örülmektedir.

Yörede Babakale Köyünde imal edilen bıçaklar şöhretlidir ve üretimine ülkemizin bir başka yerinde rastlamak mümkün değildir. Boynuz saplı, işlemeli, ve kınlı üretilen bıçaklar Osmanlı levent yatağanlarına benzerler ve yörede “çift kulaklı” adıyla anılırlar.

Mangal kömürü olarak da bilinen odun kömürü üretimi, Ayvacık yöresinde yoğun olarak sürdürülmektedir. Kaz Dağları'nın ve Ege Denizi'nin etkisinde kalan yöre ağaçları, en kaliteli mangal kömürü üretimini sağlamaktadır.

Her ne kadar ismini komşu ilçe olan Ezine'ye kaptırmışsa da yöremizin özellikle kekik ve diğer zengin bitki örtüsüyle beslenen koyun, keçi ve inek sütü karışımı ile elde edilen Ezine peyniri, ilçemizde mevcut olan çok sayıdaki mandırada üretilmektedir. Kalitesiyle Türkiye genelinde bilinmekte ve aranılmaktadır.

Kaz Dağları'nın eteklerindeki, kekik ve her türden bitki örtüsü sebebiyle et ve süt kalitesi en üst düzeydedir. Bunun sonucu olarak Ayvacık yöresinin hayvan ürünleri, yoğun talep görmektedir.

İlçe halkı hayvancılık dışında balıkçılık ile uğraşmaktadır. İlçenin sahile kıyısı olan 21 köyü bulunmaktadır. Ayvacık kıyılarında Ege’ nin en lezzetli balıkları avlanmaktadır. Bölge denizlerinde yerli ve göçer balık çeşitleri mevsime göre değişmektedir. Yörede; lüfer, levrek, çipura, karagöz, palamut, torik, uskumru, barbunya, kırlangıç, fener, istavrit, kupa, kefal, mercan balıkları ile ıstakoz, ahtapot ve kalamar çıkmaktadır.

TARİHİ YERLERİ

Asya’nın en batısında yer alan Ayvacık arkeolojik ve doğal güzellikler açısında zengindir. Tarih ile yaşayan kültürler iç içedir. İlçenin en şöhretli yeri kuşkusuz Behram Köyünde bulunan “Assos” tur. Gelmiş geçmiş en büyük filozoflardan biri, Aristo hayatının bir dönemini burada geçirmiştir. Milattan önce 347 ve 344 yılları arasında bir felsefe okulu kurmuş ve işletmiştir. Amacı Eflatun'un ( Platon ) ünlü eseri Devlet'te ( Republic ) sözünü ettiği ideal devlet şeklini hayata geçirmekti. Bu amaçla Atina'dan kalkıp buraya gelmiştir.

Burada bulunan Athena Tapınağı M.Ö. 6 ıncı yüzyıla tarihlenir. Biga yarımadası ve Edremit Körfezi'ni koruyucu özelliğine bakan bu Dorik tapınak eski ihtişamı ile restore edilmiştir. Assos Atina tapınağı Anadoluda ki en eski Dorik tarzdaki tapınakların başında gelir.

Tapınağın kalıntılarına vuran ay ışığını seyretmek muhteşemdir. Aynı şekilde güneş yavaş yavaş yükselirken şehrin üstünde Edremit Körfezi'nin şahane görüntüsü ile birlikte çok hoş bir uyum yaratır. Tepeden denize doğru Agoralar, bir tiyatro ve bir de Gymnasium görülebilir.

Gülpınar, antik adıyla Apollon Smintheus Tapınağı bir dönemlerin kehanet merkezidir. Julius Cesar ‘ın bu tapınağı ziyaret ettiği bilinmektedir.

Ayvacık’ ın eski köyleri de tarihi bir güzelliğe sahiptir. Bu köylerden biride yörede Büyükçetmi olarak bilinen Yeşilyurt köyüdür. Yeşilyurt köyü gerek taş evleri gerekse doğa güzellikleriyle haklı bir şöhrete ulaşmıştır.

Bir diğer köy ise Osmanlı köyü olan Adatepe’dir. Eski yaşamları ve denizin iki yakasında yaşayanların ortak geçmişlerine tanıklık eder. Adatepe köyünde Osmanlı ve Rum mimarlık örneklerinden en güzellerini görmek mümkündür.

 

 
Next >
Free Joomla Templates by JoomlaShine.com